Nasıl ki doğada havanın binbir yüzü var ise, bu çeşitli hava koşullarına göre giysi ve faaliyetin
şekline göre de gerekli malzeme kullanmak gerekir. Outdoor (doğadaki ) faaliyetlerinde kullanılan malzemeler
genel olarak pahalı olduğundan, gereksiz alışveriş yapmaktan kaçınmak gerekir. Bu alanda alışverişte
doğru malzemeyi seçmezseniz boş yere paranızı harcamış olacaksınız. Bu yüzden size küçük bir yardım
amaçlı bazı ipuçları vermek istiyoruz. Aklınıza herhangi bir soru geldiğinde ise, bu konuda bilgili ekibimiz
size her zaman yardımcı olacaktır.
Giysiler:
Soğan kabuğu tekniği: bir soğan yapısı gibi, ince ve üst üste giyiniyoruz. Bu bir kat kalın
giyinmekten çok daha etkili bir soğuktan korunma yöntemidir. Burada 'Thermo/thermal' dediğimiz, nefes alabilen sentetik giysiler kullanıyoruz. En alttaki katman vücudun terini alır ve bir üst katmana aktarır. Alt katman kuru kalır ve vücut ısısının düşmesini engeller. Üst katmanın görevi ise, sıvıyı dışa doğru aktarır ve ısı kontrolünü sağlar. Bunların üzerine bir kat da polar tipi giysi gelir ve bu alt katmanlar sayesinde
sürekli kuru kalır. Hava koşulları doğrultusunda en üst katman olarak da yağmur ve rüzgardan koruyucu
giysi kullanılır. Yağmur ve rüzgar koruması olarak son yıllarda outdoor pazarında Goretex kendine sağlam bir yer edindi. Bu yeri haklı olarak edindi diyebiliriz, çünkü şu anda dünyada hem nefes alabilen, hem de yağmurdan koruyabilen tek malzemedir.
zorluğundaki trekkinglerde kullanılacak giysileri genel olarak şöylece sıralayabiliriz:
- hafif, ve bacakları çıkarılıp şort olabilen trekking pantolonu
- termal iç giysiler ve nefes alabilen trekking gömlekleri (bunlar teri dışarıya hızlı atarlar). Mümkün olduğunca pamuklu giysiler kullanmaktan kaçınınız.
- Polar veya Winstopper üst giysi. Bunlar soğuktan korumakla birlikte nemin dışarıya atılmasında yardımcı olurlar.
- basit yağmurdan koruyucu giysi (örnek: Goretex Packlite). Hafif olup, geçici, kısa ve hafif yağışlarda yeterli bir koruma sağlar ve de çantada çok az yer kaplar.
- kalın dağ botları için üretilmiş çoraplar. Bunlar belli bölümlerinin kalın ve sağlamlaştırılmiş olmasından dolayı ayaklarda su toplamasını önler.
- Güneşten korunmak üzere şapka. Unutmayın ki trekkinglerde yoğun güneş ışığına maruz kalacaksınız. Güneşten gerektiğince korunmak için başınızda mutlaka bir şapka olması lazım. Bunun hafif ve çantada fazla yer kaplamayacak olmasına dikkat ediniz.
ve fazlası zorluğundaki turlarda kullanılacak giysiler:
- sağlam trekking pantolonu (hızlı kuruma, sürtünmeye karşı dayanıklı ve nefes alabilir özelliklere sahip), özellikle dağ turlarında,kalın ve yıpranmaya karşı dayanıklı olması gerekir.
- uzun thermo içlikler
- polar giysiler ve nefes alabilir windstopper
- Su geçirmez goretex anorak (extended Comfort Range) ve yine goretex pantolon
- Kaz tüyü mont (özellikle soğuk ve yüksek dağlarda), kamplı konaklamalar için
- Eldiven, yüksek ve soğuk dağlar için tercihen parmaksız kaz tüyü ve ipek iç eldiven
- Dağ çorapları. Yüksek ve soğuk dağlarda yün çorap ve bunların üzerine giymek için de ince ipek çorap önerilir.
- Güneş ve soğuktan koruyan şapka veya kar beresi (kulakları kapatacak şekilde)
- Botlara kar girmesini ve kramponların pantolona zarar vermesini önlemek amacıyla kullanmak üzere kar tozlukları
sayfanın başına dön
Uyku tulumu:
Kamplı trekkinglerin ve dağcılığın 'olmazsa olmaz'ı uyku tulumu. Dağda ne kadar rahat dinlenip, uyursanız bir sonraki gün bir o kadar dinç hissedersiniz kendinizi. Bunun için de önemli faktor uyku tulumunuzun ne kadar iyi olduğudur. Bu yüzden uyku tulumunu alırken çok seçici olmalısınız. Burada marka ve uyku tulumunun önemi ortaya çıkar. Unutmayın, uyku tulumunuzun ne derecede iyi olduğu sizin bir sonraki gün perfonmansınızı beliryeyecektir. Hatta yüksek dağlarda iyi bir uyku tulumu hayatınızı dahi kurtarabilir.
Öncelikle uyku tulumunu alırken bakacağınız şey, uyku tulumu etiketinde belirtilen ısı derece değerleridir. Bu değerler genelde 3, bazı üreticilerde 4 bölüme ayrılır.
- maksimium derece: eğer havadaki ısı bu değeri geçerse, sıcaktan rahatsız olur, uyumanızı olumsuz etkiler
- komfor derecesi: bu derecede üşümeden, rahatsız olmadan uyuyabilirsiniz
- ekstrem derecesi: bu derecede donmazsınız, ancak rahat uyuyamazsınız
Isı ve soğuk algılaması mutlaka kişiden kişiye değişir, dolayısıyla her insan kendini en iyi bileceği için uyku tulumunun seçiminde bunu göz önünde bulundurması gerekir. 2005 yılına kadar üretici firmalar kendileri be verileri uyku tulumuna yazıp satabiliyorlardı. Ancak 2005 yılından itibaren üretici firmalar artık EN 13537 uyku tulumu normlarına uymak zorundalar ve ürünlerini bir norm denetleyici enstitüye test ettirmek zorundalar. Bu tabii ki tüketici yararınadır ve size kıyaslama imkanı sağlar. Kıyaslamayı yaparken ilk bakmanız ve kıyaslamanız gereken yukarıda açıklanan değerlerdir.
Uyku tulumu çeşitleri:
- Elyaf dolgulu uyku tulumları: bu tulumlar daha çok düşük irtifalarda, genellikle eksi derecelere düşmeyen dağlarda kullanılır. Ağır olurlar ama ıslanınca çabuk kuruma açısından sorun çıkarmazlar.
- Kaz tüyü dolgulu uyku tulumları: en güzel özelliği hafif olmasıdır. Eksi 20 dereceye kadar kullanılabilen uyku tulumlarının ağırlığı 1 kg'nin altına kadar düşebiliyor. Soğuk dağlarda, dağcının yükü kendisi taşıması gerektiği hallerde en uygun seçimdir. Önemli bir dezavantajı ise ıslanınca çok zor kururlar. Dolgu malzemesinin kontrol edilmesinde yarar var, çünkü bazı firmalar belli oranda dolgu malzemisine tavuk veya ördek tüyü de karıştırabiliyor. Bu uyku tulumunun fiyatını tüketici tarafından olumlu etkilerken, yine tüketiciye ürünün kalitesi bakımından olumsuz yansıyor. Ve burada markanın önemi kendini ön plana çıkarıyor. Kaz tüyü dolguya sahip uyku tulumları tulumların arasıda en pahalı olanlarıdır ve doğru kullanıldığında uzun bir ömüre sahiptirler.
- Boru tipi elyaf dolgulu uyku tulumları: ekstrem soğuklarda en dayanıklı tulumlar sınıfına girerler ve daha çok ekspedisyonlarda kullanılırlar. Ancak bir olumsuz yanları vardır, o da ağırlıkları. Eksi 30 komfor derecesine sahip bir uyku tulumunun ağırlığı yaklaşık olarak 2, 5 kg'dır. Ancak fiyatları kaz tüyü tulumlarla ile kıyaslandıklarında neredeyse %50 oranda daha düşüktür.
Uyku matı:
Rahat bir uyku için uyku tulumunun yanında matın da önemi büyüktür. Bunlar 3 çeşide ayrılır ve özellikleri aşağıda sıralanmıştır:
- Basit Polyethylen matlar hafiftirler ve bir turdan sonra fonksiyonlarını büyük ölçüde yitirirler. Bunlar hücrelerinde havayı hapis edemediklerinden, bunlar birkaç kullanım sonunda birbirine yapışıp, incelir ve izolasyon değerini yitirirler.
- Ethylen - Vinylacetat matlar ise daha dayanıklıdır, kolay yırtılmazlar, ve yüksek irtifa turlarında bile izolasyon sağlarlar.
- En üstün komforu ise şişme Therm-A- Rest şişme matlar sağlar. Bunlar şişirildiğinde içindeki sünger petek doku sayesinde kişinin yere temasını tamame ortadan kaldırır, içinde bir tampon bölge oluşturarak ısının aşağıya, soğukluğun da yukarıya gitmesini önler.
sayfanın başına dön
Sırt çantası
Günümüz sırt çantaları 20 yıl öncesine bakarak çok değişti. Sırt çantaları artık modern yapılarıyla sırtta yük taşımayı eskiye nazaran çok daha kolaylaştırıyor. Özellikle sırt yapısına uyumu taşıma sistemiyle yükü taşımakta büyük kolaylıklar sağlıyor. Sırt çantasının sırtı acıtmaması veya herhangi bir baskı uygulamaması, agırlığın sırta dengeli bir şekilde yayılması için bazı kurallara uymak gerekir. Bunların bazıları aşağıda sıralanmıştır:
- Sırt çantası sırta alındıktan sonra, bel kısmına dolanan kesim mutlak sıkı olmalı.
- Daha sonra omuzdan bele bağlantı sağlayan perlonlar sıkılmalı
- Son olarak da göğüs kafesini saran perlon sıkıp, kapatılmalı
Yukarıdaki 3 kuralı uyguladığınızda sırt çantasının ağırlığını bacaklarınıza iletmiş olursunuz.
Sırt çantasının içine malzemelerin yerleştirilmesi:
Hafif eşyaları sırt çantasının alt kısmına, ağır eşyaları da üste yerleştiriniz. Böylece sırt çantası sırtınıza daha iyi oturacaktır. Size bir örnek verelim:
- En alt bölüme uyku tulumunu yerleştiriniz
- Orta bölüme giysiler
- Üst bölüme de yiyecek ve içiecek
- Kafa gözünü kolayca ulaşmanız gereken malzemeler: kafa lambası, kamera, GPS, yedek piller v.b.
Sırt çanta çeşitleri: (hepsinde de çantaya ait yağmurluk olması önerilir)
- Günübirlik sırt çantası: günlük yürüyüşler için kullanmak üzere günübirlik sırt çantası: kapasitesi azami 35 litre olmalı, yük taşımacılığının sağlandığı turlarda kullanma en uygun olandır. Bunun içeriği bir günlük yürüyüşte gerekecek eşyalarınızı alacak bir kapasite olmalıdır. Örneğin kumanya, ceket, içecek vs. gibi
- Trekking, tırmanış ve kampta fazla yük taşımak için sırt çantası: asgari 40 litre kapasiteli ve daha büyük sırt çantalarıdır. Ancak size bir önerimiz olacak. Kendi iyiliğinizi düşünerek, sırt çantası seçimi yaparken, taşıyacağınız yükün kendi vücut ağırlığınınzın 3/1'ini taşıyacağınızı göz önünde bulundurun.
- Hurç veya trekking çantası: yük taşımacılığının sağlandığı turlarda kullanmak için en uygunudur. Siz gün boyunca küçük sırt çantası ile yürüyüşünüzü yaparken diğer eşyalarınız bunlarla emin bir şekilde taşınır. Uzun fermuarlı çantalar kullanım açısından daha uygundur. Dışı PVC korumalı olması önemlidir ve bunlar ayrıca eşyalarınızı yağışlara karşı da korur.
Yürüyüş batonları
Leki, Komperdell ve Black Diamond, bunlar yürüyüş batonu üreten başlıca firmalardır. Çeşitleri biraz kafa karıştırıcıdır (Titanal, Carbon, Anti Shock - Sistemi, ELS - Sistemi, ultra light s.). Bizim size önerimiz dikkat etmeniz gereken hususları göz önünde bulundurup, seçiminizi bu doğrultuda yapmanız.
- uzunluk ayarını sağlayan mekanizma rahat ve güvenilir olması (bu konuda Black Diamond sistemini tavsiye ederiz)
- tırtıklı uç. Çıplak kayalara sürtündüğünde uç kayadan kaymamalı (düşme riski!)
- yüksek oranda esneklik.
- ergonomik, kaymayan tutamak (Kauçuk veya mantar)
Kullanım alanları:
- Bacak eklemlerin yükünü hafifletmek (özellikle dizler!)
- Dengeyi sağlamak ve kayma gibi durumlarda düşmeyi önlemek
Doğru baton kullanımı:
Bir kez batonlarınızı seçtinizmi, artık geriye bunları doğru kullanmak kalıyor. Uzunluk ayarını yaparken dirsek açınızın 90 derecelik bir açı teşkil etmesine dikkat edin. Yokuş çıkışlarında , batonlar daha kısa, inişlerde ise daha uzun olmalıdır.
Batonların bakımı:
Her turdan sonra batonlarınızı parçalara ayırıp her parçayı özenle siliniz. Tüm parçaları temizledikten sonra
kuru(!) bir şekilde tekrar monte ediniz. Karda tur yapıyorsanız (mesela kayak gibi) bu bakımı günlük yapmanızda yarar vardır. Yapacağınızbakım ne kadar sık ve özenli olursa, batonlarınızın ömrü o kadar uzun olacaktır.
sayfanın başına dön
Buz Kramponu
İşin içine buz girdi mi bir kere, dağcılık yardımcı malzemeye gerek duyar. Turun zorluk derecesine ve ayakkabının şekline göre kramponlar vardır ve bunlar iki kategoriye ayrılır:
- 'Hafif krampon' olarak da adlandırılan, her ayakkabıya uyumlu, kemer sistemi ile bağlanan 10 veya 12 dişli kramponlardır. Bunlar daha çok basit buzul geçişlerinde (Ağrı Dağı gibi) kullanılır. Özellikle buz tırmanışı ve dik buzul yürüyüşlerinde kullanılmaz.
- 'Otomatik krampon' olarak bildiğimiz, diğerlerinden daha ağır 12 dişli kramponlardır. Bunlar her tip dağ ayakkabısına uymazlar. Bu kramponların kullanımı için dağ botlarında önde ve arkada olmak üzere kertikler bulunur ve krampon tırnakları buralara tutturulur. Ayrıca sağlamlaştırmak amacıyla güvenlik açısından kemerler ile de bağlanır. Bu tür kramponlar en zorlu buzul geçişlerinde ve buzul tırmanışlarında kullanmak üzere üretilmştir.
Ayakkabı veya bot seçimi
Ayak ağrıları ve ayakların yaralanıp su baloncukları oluşturması turunuzu geziden çok eziyete dönüştürebilir. Bunun için ayakkabı almadan önce kendinize ayakkabıları hangi alanda kullanacağınız sorusunu sorunuz. Bu size doğru ayakkabı seçimi konusunda yardımcı olacaktır. Bu seçimde tüketiciye yardım amacıyla Meindl firması aşağıdaki tabloyu hazırlamıştır. Bu derecelendirme tablosu daha sonra başka ayakkabı üretici firmalar tarafından da benimsenmiştir.
Kat. |
Kullanım alanı |
Zemin |
Ayakkabı/Bot |
Krampon uyumluluğu |
A |
Günlük kullanımlar, boş zamanlarda |
Parklar, orman yolları, yollar, iyi zemin |
rahat Allrounder/ Hafif yürüyüş ayakkabısı |
hayır |
A/B |
Hafif yürüyüşler, alçak bölgeler ve düzlükler |
iyi zeminli patikalar ve orman yolları |
Hafif trekking ve doğa yürüyüşü botları |
hayır |
B |
Zorlu doğa yürüyüşleri, trekkingler, orta yükseklikte dağlar |
patikalar ve patika dışı, kısmen taşlık patikalar |
Klasik, zorlanabilir trekking botları |
hayır |
B/C |
Yükseklere çıkan zorlu trekking turları |
kötü zeminli, taşlık patikalar ve çarşaklı zemin |
Sağlam trekking botları |
kemerli hafif kramponlar |
C |
En zorlu trekkingler, buzul ve dağ turları |
Buzul, taşlık zeminler, patikasız alanlar ve çarşaklı zeminler |
Alpin botlar |
hafif kramponlar ve kısmen otomatik krampon uyumu |
D |
Yüksek irtifa ve buzul turları |
Buz ve patikasız zeminler, buzul ve buz tırmanışları |
Yüksek irtifa botları |
Evet |
Böylece ayakkabı ve bot seçiminde ilk adımı atmış bulunuyorsunuz. Ayakkabı seçiminde rol oynayan diğer faktörler ise şöyle:
- Dış materyali: Deri mi, sentetik mi? Deri sağlamdır ve büyük ölçüde su geçirmez, ancak diğer materyallere göre daha ağırdır ve daha yavaş kurur. Ancak özellikle zorlu turlar için önerilir. Sentetikler hafiftir, ancak kolaylıkla su geçirirler. Bunlar daha çok basit turlar için tavsiye edilir. Modern dağ botları bu ikisinin kombinasyonundan oluşur.
- Dikişler: Bir botta ne kadar az dikiş varsa, o bot bir o kadar daha sağlamdır ve su geçirmez.
- Ara tabanının olmasına dikkat edilmeli, çünkü bu amortisör görevi görür ve sizi ayak ağrılarından korur.
- Tabanının dişli olmasına dikkat edilmeli. Vibram tabanlar bizim size tavsiye edebileceğimiz en kullanışlı olanlarıdır. Vibram dişli ve serttir ve kolay aşınmaz, dişlerin ömrünü uzun kılar.
Ayakkabı ve botların ayaklara uyumu:
- Ayakkabı ölçüleri markadan markaya değişkendir. Kullanılan malzemeden dolayı bazıları dar, ve bazıları da geniş yapılı olabiliyor. Bu sebepten dolayı satın ayakkabı ve botlar almadan önce mutlak ayağa rahat oturup, oturmadığı kontrol edilmeli. Örnek vermek gerekirse Lowa markasının botları dar botlar, Hanwag markasının botları da geniş botlar olarak bilinirler.
- Yürüyüş esnasında ve sonrasında ayakların şiştiğini göz önünde bulundurunuz. Seçtiğiniz botları denmeden önce 10 dakikalık bir yürüyüşe çıkın ve bunları ayağınızdan 10 dakika çıkarmayınız ve bu sayede botların size rahat olup, olmadığını göreceksiniz.
- Ayak topuğunuz botun içinde oynayıp, kaymamalı.
- Ayak parmaklarınız botun içinde yaklaşık 1 santimlik bir serbestliğe sahip olmalıdır.
- Botları ilk aldığınızda sokak ve parklarda kısa yürüyüşlerde ayaklarınıza alışmasını sağlayıp, daha sonra aşamalı olarak uzun yürüyüşlerde kullanın
sayfanın başına dön |